2.Abdülhamid Döneminde Eğitim

ilim kitabı

2. Abdülhamid döneminde okullarda dini ilimler ile fen ilimleri beraber okutuluyor, Batı müdahalesinin olumsuz etkilerinden korunmak maksadıyla öğrencilere İslam ahlakı anlatılıyordu. 2. Abdülhamid’in eğitim anlayışını anlamak için onun şu sözlerini okumakta fayda vardır: “İslamiyet terakkiye (ilerleme) karşı değildir ama hakikî değeri olan şeyler hariçten aşı yapmak suretiyle muvaffak olamaz, içten ve tabiî olmalıdır.”

Osman Nuri Paşa’nın şu sözleri de bu dönemin eğitim anlayışını anlamamızda yardımcı olur: “Ülkede modern eğitimin yayılması ve gelişmesi, ülkenin ihtiyaçları ve halkının âdet ve alışkanlıklarıyla uzlaşma yoluyla sağlanır.”

Bu dönemde yabancı, azınlık, misyoner okullarına karşı bir savunma stratejisi oluşturuldu. Prof. Dr. Bayram Kodaman’ın “Abdülhamid Devri Eğitim Sistemi” başlıklı eserinde de belirttiği gibi yabancı okullar kültür emperyalizminin somut bir ifadesiydi. Eğer devlet okulları yetersiz ise tahribatı daha da artıyordu. Bu dönemde bu soruna karşı tedbirler alınmaya başlandı. İlköğretim mecburî hale geldi. Öncelik Müslüman nüfusun çok olduğu bölgelere verildi. Azınlık okullarının zararlı faaliyetlerini önlemek amacıyla gayrimüslimlerin çocuklarının da eğitilmesi konusunda kararlar alındı. Gayrimüslim ve yabancı okullar teftiş edildi. Programları ve kitapları incelendi. Bu amaçla “Mekâtib-i Ecnebiye ve Gayrimüsllim Denetçiliği” Dairesi kuruldu.

Bu dönemde ilkokul vilayetlere yayıldı. Cami yapılan her köye bir ilkokul yaptırıldı. Okulların sayısında çok büyük bir artış gerçekleşti. Kız okullarının sayısı arttı. Hukuk Mektebi, Sanayi-i Nefise Mektebi, Ticaret Mektebi gibi yeni yüksekokulları açıldı. Mülkiye Mektebi modernleştirildi. 2. Abdülhamid, devletin korunmasının kara ordusunun modernleştirilmesi ile sağlanacağına inanıyordu. Bu amaçla kara ordusu subaylarının bir kısmı eğitim görmeleri için Almanya’ya ve diğer yabancı ülkelere gönderildi. Diğerleri ise Osmanlı topraklarındaki askerî okullarda eğitim gördü. Okullarda fotoğraflar, imparatorluğun modernleştiğini göstermek maksadıyla kullanıldı. Binalar mimarî olarak Fransız modellerini örnek aldılar ancak içeriklerinde İslamî öğeler vurgulandı. Haritalar üzerinden devletin toprak bütünlüğü de vurgulandı.

Bu dönemdeki eğitim anlayışının bir başka yönü de meslekî ve teknik eğitime verilen önemdir. Meslekî eğitim sanayi ve ticarete yönelik oldu ve burada amaç pratik bilgileri aktararak bu konuda Hristiyan ve Yahudilerin gerisinde kalmış olan Müslümanların aradaki bu mesafeyi kapatmasını sağlamaktı. Bu amaçla ticaret ve sanat mektepleri açıldı. Liman ve ticaret kentlerinin idadilerinde geleceğin tüccarlarını yetiştirmek maksadıyla Fransızca öğretilmeye başlandı.

Prof. Dr. Kemal Karpat 2.Abdülhamid’in devleti bir arada tutmak için özellikle 1878′den sonra meydana gelen şartlar altında elinden geleni yaptığını ve geniş çapta başarı sağladığını, Osmanlı devletinin bütünlüğünü koruduğunu söylemiştir.

2. Abdülhamid diğer alanlarda olduğu gibi eğitim alanında yaptığı yeniliklerle de önemli başarılar elde etmiştir. O, dini ilimler ile fen ilimlerinin modern okullarda beraber anlatılabileceğini göstermiştir. Ve ilerleme için Avrupa merkezci eğitime gerek olmadığı görülmüştür.

Follow @dostsozusitesi