Allah’ın Varlığı Hakkında – Ağaçlar, Allah’ı Nasıl Anlatır?

ağaçlar

Allah vardır ve birdir. Allah’ın İsimleri varlıklarda tecelli eder. Bu yazıda Allah’ın İsimlerinin bir kısmının ağaçlar üzerindeki tecellilerinden bahsedilmektedir.

“Halık” yoktan var eden manasındadır. Ağaçlar bir tohumdan meydana geliyor. Tohum hayatsız, bilinçsiz, şuursuz, kudretsiz bir maddedir. Demek ki o tohumu yaratan ve o tohumdan ağaç meydana getiren sonsuz hayat, sonsuz kudret, sonsuz ilim, sonsuz irade sahibi bir Zât vardır.

“Ehad” ismi Allah’ın her bir varlıkta birliğini gösterir. Tüm ağaçları yaratan Allah her bir ağacın yaratıcısıdır. Allah’ın İsimlerinin her bir ağaçta tecelli etmesi, mesela Allah’ın bir ağacı yoktan yaratması ile Halık ismi, Allah’ın ağaca şekil, biçim vermesiyle Musavvir ismi tecelli eder. Her bir ağaç yoktan var edilir. Ağaçlar şuursuz, kudretsiz, ilimsiz olmalarına rağmen mükemmel bir düzen içerisinde varlığını sürdürürler. İşte her bir ağacın çekirdekten yaratılışı, belli özelliklere, biçimlere, renklere, vazifelere sahip olması ve hikmetli işler yapması Allah’ın varlığını ve birliğini ispat ediyor.

“Vahid” ismi Allah’ın bütün varlıklarda birliğini gösterir. Her bir atom parçasını yaratan Allah, tüm kainatın da yaratıcısıdır. Her bir ağacı yaratan Allah bütün ağaçların da yaratıcısıdır. Eğer bütün ağaçların bir olan Allah tarafından yaratıldığı kabul edilirse bütün ağaçların bir tek ağaç gibi kolaylıkla yaratıldığı da kabul edilir. Allah binlerce meyveyi bir meyve gibi kolaylıkla yaratır. Eğer o binlerce meyvenin kendi kendisine oluştuğu kabul edilirse o zaman her bir meyvenin oluşumu için ayrı ayrı kanun, ayrı ayrı bir var olma süreci gerekecektir. Oysa ki; meyveler çok hızlı bir şekilde varlığa geliyorlar. Aynı şekilde mesela saniyede 4, günde 350.000 insan doğuyor. Büyük bir hız söz konusu. Eğer varlığa gelmeler bir tek Zâta havale edilirse çok kolay olur. Eğer varlığa gelmeler her bir zerreye ayrı ayrı havale edilirse (ki bu zerreler hayat, yaratıcı olma, kudret, ilim gibi sıfatlara sahip değildirler, dolayısıyla kendi başlarına var olamaz, kendi kendine varlığını sürdüremez ve herhangi bir şey var edemezler) o zaman büyük bir zorluk (imkansızlık) söz konusu olur. Mesela bir ordunun teçhizatının bir fabrikadan, bir merkezden, bir emirle çıkması bir askerin teçhizatının çıkması gibi kolaydır. Ancak her bir askerin teçhizatının ayrı ayrı fabrikalardan, ayrı ayrı merkezlerden, ayrı ayrı emirlerle çıkması zordur, masraflıdır.

“Rahman” ismi: Böcekler ağaç yapraklarını, insan ve hayvanlar ağaç meyvelerini yiyerek beslenirler. Bitkiler hayvanlara kıyasla daha aciz, daha fakir olmalarına rağmen Allah onları da besler, yağmur göndererek bitkilerin ihtiyaçlarını giderir. Ağaçlar ciğerleri hükmünde olan yapraklarıyla havayı teneffüs ederler. İşte varlıklara verilen bu nimetler Allah’ın Rahman ismini gösterir.

“Rahim” ismi Allah’ın merhametini gösterir. Varlıkları yoktan var edip onlara olan merhametini gösteren Allah merhametiyle varlıkların ihtiyaçlarını karşılar, dertlerine derman yetiştirir. Bahar mevsiminde ağaçları çiçekler ve meyveler ile donatan, o meyvelerle canlılara rızıklar veren Allah merhamet sahibidir. Şuursuz, ilimsiz, kudretsiz, iradesiz ağaçlar bu merhamete sahip olamazlar. Demek ki; sonsuz merhamet sahibi, sonsuz kudret sahibi bir Zât vardır.

“Alim” ismi: Bir tohumdan bir koca ağaç oluşması ve o ağaçtan yüzlerce dallar, yapraklar ve meyveler çıkması eğer şuursuz, bilinçsiz, ilimsiz tohumlara, dallara, yapraklara havale edilirse o zaman bu şuursuz maddelerin her bir zerresinin ağacın tüm programını, tüm sistemini bilebilecek ilme ve ağaç yapabilecek kudrete sahip olduğunu kabul etmek gerekir. Çünkü ağacın programı ve sistemi muntazamdır. Bu muntazam sistemi ya her bir zerre bilecek, ki şuursuz, ilimsiz oldukları için bilemezler, ya da tüm bu hikmetli işler sonsuz ilim sahibi bir Zât’a havale edilecektir. Bu şuursuz ağaçlar ilim sahibi değildirler. Öyle ise bu hikmetli işleri yapan sonsuz ilim sahibi bir Zât olmak zorundadır. Allah gaybı bilendir. Seneye ağaçların az ürün verip vermeyeceğini Allah’tan başka kimse bilemez.

“Rezzak” ismi “rızık veren” manasındadır. Kuru odun parçalarından ağaç yaratan, ağaçtan lezzetli meyveler, yani rızıklar yaratan Allah rızık verendir. Zeytinlerle dolu bir sofra tesadüfen meydana gelebilir mi? Milyarlarca insan doyar kalkar ama yeryüzü sofrası hiç boş kalmaz. Sadece insanlar ve hayvanlar değil, aynı zamanda ağaçlar da rızka muhtaçtır ve onlar da sofradan hava ve yağmur damlaları vasıtasıyla yararlanırlar. Yediğimiz her lokmada Rezzak ismi tecelli eder.

“Kerîm” ismi “cömert olan, ihsanı bol olan” anlamındadır. Allah yarattığı milyarlarca ağaçlar, milyarlarca ağaç yaprakları, meyveler, dallar ile sonsuz cömertliğini gösterir. Ağaçların türleri farklı, yaprakların biçimleri, renk tonları farklı, meyvelerin renkleri, biçimleri, lezzetleri farklı farklıdır.

“Baki” “ölümsüz” demektir. Allah Bakidir, ölümsüzdür. Allah ağaçları ve insanları öldürür. Onların yerine başka ağaçlar ve başka insanlar gelir. Demek ki; bu hikmetli işleri yapan, aciz olmayan, sonsuz kudret, hayat sahibi, ölümsüz olan bir Zât vardır. Demek ağaçlar gibi diğer yaratılan varlıklar da ölümlüdür. Ancak onları yaratan Zât Bakidir, ölümsüzdür.

“Muktedir” ismi: “Otoritesi her şeyde geçerli olan” anlamındadır. Allah’ın kudretine sınır çizilmez. Allah her şeyi bir şey gibi kolaylıkla yaratır. O, bir baharı bir çiçek kadar kolay yaratır. “Ağacın şu üç başının her başında kaç yüz dal dilleri var. Ve her dilde, bak, kaç yüz mevzun ve muntazam meyve kelimeleri var. Ve her meyvede, dikkat et, kaç yüz kanatlı mevzun tohumcuk harfleri,…” * “Makine, meyvedar ağaçlara işarettir. Çünkü, yüzer tezgâhları, fabrikaları incecik dallarında taşıyor gibi, hayretnümâ yaprakları, çiçekleri, meyveleri dokuyor, süslendiriyor, pişiriyor, bizlere uzatıyor. Halbuki, çam ve katran gibi muhteşem ağaçlar, kuru bir taşta tezgâhını atmış, çalışıp duruyorlar.” * “Meselâ: Bir sinek bir kara ağacın yaprağında yumurtasını bırakır. Birden o koca kara ağaç, yapraklarını o yumurtalara bir rahm-ı mâder, bir beşik; bal gibi bir gıda ile dolu bir mahzene çeviriyor. Âdeta o meyvesiz ağaç, o sûrette zîruh meyveler veriyor.” *

“Hakîm” ismi: Allah her şeyi hikmetle yapar. Abes iş yapmaz. Basit bir çekirdekten bir ağaç meydana getirme, o ağaca vazifeler yükleme, o ağaçtan çıkan yapraklar, meyveler ile canlılara rızıklar verme ve insanların o ağacın meyvelerinden yararlanmasının yanında kağıt ihtiyaçlarını da ağaçlar vasıtasıyla karşılamaları vb… Tüm bunlar Allah’ın her şeyi hikmetle yarattığı gibi ağaçları da hikmetle yarattığını gösterir. “Güzel bir çiçeğin dakik programını küçücük bir tohumunda derc etmek, büyük bir ağacın sahife-i amâlini, tarihçe-i hayatını, fihriste-i cihâzâtını küçücük bir çekirdekte mânevî kader kalemiyle yazmak, nihayetsiz bir hikmet kalemi işlediğini gösterir.” *

“Adl”: Allah adildir. O, hiç kimseye zulmetmez ve hiç kimseye gücünün yetmediğini yüklemez. Her şeyi mizanla, ölçü ile yaratır. Aynen böyle de Allah ağaçlara münasip bir tarzda, ölçü ile cihazlar verir.”Her şeye hassas mizanlarla mahsus ölçülerle vücud ermek, suret vermek yerli yerine koymak nihayetsiz bir adalet ve mizan ile iş görüldüğünü gösterir. Hem her hak sahibine istidadı nisbetinde hakkını vermek yani vücudunun bütün levazımatını bekasının bütün cihazatını en münasib bir tarzda vermek nihayetsiz bir adalet elini gösterir. Hem istidad lisaniyle ihtiyacı fıtri lisanıyla ıztırar lisanıyla sual edilen ve istenilen her şeye daimi cevap vermek, sonsuz derecede bir adl ve hikmeti gösterir.” *

“Hafîz”: “Muhafaza eden” anlamındadır. Allah hayvanların özelliklerini yumurtalarda, insanların özelliklerini menide muhafaza ettiği gibi ağaçların, meyvelerin programlarını, özelliklerini, hayatlarını da bir küçük tohumda muhafaza eder.

“Bari”: Allah ağaçları bir kalıba ihtiyaç duymadan, kusursuz ve ahenkli bir şekilde yaratır. “Ağacın gövdesi ile dalları arasındaki uyum, dallar ile meyveler arasındaki uyum hep Bari isminin bir tecellisidir.” **

“Cemîl”: Allah ağaçları, yaprakları, dalları, meyveleri güzel ve estetik bir şekilde yaratır.

“Musavvir”: Allah ağaçlara ve ağaçların azalarına en uygun suretler, biçimler verir.

“Muhyi”: Allah ağaçları bahar mevsiminde diriltir. Dirilen ağaçlar yeşillenir, çiçekler açar, meyveler verir.

“Mümit”: Sonbaharda ağaç yaprakları sararır. Kışın gelmesiyle yapraklar dökülür. Ağaçların ölümü, varlıkları öldüren Allah’ın varlığını ve birliğini gösterir.

 

* Sözler (Risale-i Nur)

** İlme Davet

Follow @dostsozusitesi