Aydın İnsan Kimdir?

aydın insan kimdir

“Aydın insan kimdir” sorusu mantıksal delillerle cevap buluyor. 


1. BÖLÜM: Aydınlık ve Karanlık Kavramları

Aydınlık karanlığın zıttıdır. Karanlık mevcut olan nesneleri kapatır, örter. Var olanı saklar. Aydınlık ise var olanı gösterir. Demek ki; aydın olan var olanı gösteren, var olanı saklamayandır.

İnsan, aklı ile hayatta pek çok bilgiye erişebilir. Ancak yine de akıl, pek çok hakikati kendi başına kavrayamaz. İnsan, aklını kullanarak nefes alıp vermez. İnsan, aklını kullanarak yediklerini sindirmez. Akıl, dünyanın uzak yerlerinde uçan kuşlardan, avlanan aslanlardan, beslenen karıncalardan, yağan yağmurdan, işlenen cinayetlerden habersizdir. Akıl, en yakınının, en sevdiğinin düşüncelerinden, duygularından habersizdir. Akıl, zor bir matematik problemini çözmekte zorlanır, bazen basit sorunları bile çözemez hâle gelebilir. Öyle ise aydın olmanın şartlarından biri kişinin el feneri hükmünde olan aklının âcizliğini kabul etmesidir. Aklın âcizliğini kabul eden insan “bence” lere, “bana göre”lere, “izm”lere, kişisel düşüncelere hakikat nazarıyla bakmaz. Çünkü kendi aklının âcizliğini kabul eden insan kendi gibi insanların kişisel düşüncelerinin, “bence”lerinin de onların âciz olan akıllarından ortaya çıktığını bilir. 

Akıl, karanlıkta bir el feneri gibidir. “Bence”ler, kişisel düşünceler karanlıkta el feneri gibidirler. İnsan bir Güneş’e dayanmaz ise hakikati elde edemez. Hakikat nasıl bulunur? Sınırlı hayatı, sınırlı ilmi, sınırlı kudreti, sınırlı şuuru olan insan, hakikati ancak sonsuz hayat, sonsuz ilim, sonsuz kudret sahibi, zerrelerden yıldızlara tüm kainatı yoktan var eden, hiç kimseye ihtiyaç duymayan, hiç kimseye benzemeyen bir Zât’ın mesajını kabul ederek bulabilir. O mesaj Allah’ın gönderdiği elçiler vasıtası ile bulunur. Vahiy hakikattir, kesin bilgidir.

Allah’ın varlığının delilleri için tıklayın

Peygamberliğin ve tek doğru dinin gerekliliği hakkında deliller için tıklayın

Başta belirtildiği gibi aydın olan gerçeği gösterendir. Karanlık ise gerçeği örter, göstermez. “Kafir” kelimesi ise “bir şeyin üzerini örten” anlamına gelir. Hakikat karşısında kibirlenen, kendi el feneri hükmündeki aklını ve benliğini sonsuz kudret sahibi Yaratıcı’dan üstün gören kişi karanlık insandır. Cehalet ve kibir kişiyi karanlıkta tutar. Kendi aklını ve benliğini âciz gören, Allah’ın varlığına ve birliğine, O’nun gönderdiği elçilere iman eden kişi ise hakikati bulan, gerçeği saklamayan, hakikati gören kişidir. Var olanlar aydınlık ile ortaya çıkarlar ve hakikate iman eden Müslüman bu yüzden aydın insandır. Ancak aydınlığın dereceleri vardır. Kimi elmaslar kiminden daha kalitelidir.

2. BÖLÜM: Aydın İnsanlara Örnekler

1. Peygamberler: Hakikati, kesin bilgiyi kainatı yoktan var eden ve bir olan Zât’tan gelen vahiy ile alırlar. Peygamberlere inanmamak vahyi inkardır. Vahyi inkar etmek Allah’ın kullarını başıboş bıraktığına inanmak anlamına gelir. Bu ise bir yanılgıdır. Çünkü kainat O’na itaat eder. Demek ki; Allah izzetlidir. Ancak asi kullar O’na itaat etmezler. Demek ki; Allah’ın izzetini göstereceği bir başka âlem olmak zorundadır. Ahiret hayatı olduğuna göre Allah, kullarına ahiret için çalışmalarını emretmelidir. Demek ki; insanların hakikati bulabilmesi için vahiy olmak zorundadır. Peygamberler insanlığa imanı, güzel ahlakı öğretmişlerdir. Onlar, insanların üstadları, muallimleri (öğretmenler), rehberleridirler.

2. Sahabeler: İnsanlığın en hayırlısı, son peygamber Hazreti Muhammed’in (Sav) Müslüman olan arkadaşlarıdır. Peygamberlerden sonra en üstün insanlardır. Peygamberlerden sonra hakikati en iyi anlamış olan zâtlardır. Güçlü imanın, güzel ahlakın, sabrın, ilmin, adaletin temsilcileridirler. Kısa bir zamanda Dünya’ya hakikati, ilmi, güzel ahlakı, medeniyeti tanıtmışlardır.

Hz.Ebu Bekir: Doğruluğun temsilcisidir.

Hz.Ömer: Adaletin temsilcisidir.

Hz.Osman: Hayanın temsilcisidir.

Hz.Ali: İlmin temsilcisidir.

3. Evliyalar: Evliyalar sadece ibadet eden zâtlar değildir. Onlar derin ilimlere ve güzel ahlaka sahiptirler. Kendi eserleri ilimlerinin büyüklüğünü ve ideolojik eserlerden üstünlüğünü gösterir. Onlar, hayatın anlamını ve gayesini bilirler. Onlar var olan hakikatleri gösterirler. Onlar gerçeği örtmezler. Onlar gereksiz tartışmalardan uzaklaşmaya çalışırlar. Onlar “bence”lere, “izm”lere dayanmazlar. Onlar peygamberlerin yolundadırlar. Hakikatin yolundadırlar.

 

Follow @dostsozusitesi