İslamda Kadının Şahitliği ve İzahı

İslamda Kadının Şahitliği

İslamda kadının şahitliği hakkında bir ayet meali şöyledir:

“Erkeklerinizden iki de şahit tutun. Eğer iki erkek bulunmazsa, şahitlerden kendilerine güvendiğiniz bir erkek ve biri unuttuğunda diğerinin ona hatırlatması için iki kadın yeter.”(Bakara 2/282)

Kadının şahitliğinin erkeğin şahitliğinin yarısı kadar olmasının sebepleri:

1. Kadınlar fıtraten erkeklerden daha duygusaldır. Annenin, yavrusuna olan merhamet hissi çok keskindir. Kadının bu duygusal yönü onu erkekten daha kolay bir şekilde evliyalık makamına yükseltebilir. Ancak kadınların bu duygusal yönü yanlış bir şekilde kullanıldığında kadınlarda aniden sinirlenme, duygularını kolaylıkla kontrol edememe, sıkça lanet okuma gibi kötü ameller görülür. Çoğunlukla böyle olmaktadır. Hükümler çoğunluğa göredir. Yoksa kadınların bir kısmı çoğu erkekten daha iyi bir şekilde duygularını kontrol edebilir.

2. Kadınlar çalışmak zorunda değildirler. Evin geçiminden sorumlu olan erkektir. Erkek, karısının nafakasını karşılamak zorundadır. Günümüz dünyasında da çalışma yaşamında erkeklerin kadınlardan daha aktif olduğu kolayca görülebilmektedir. Bu durum erkeklerin çalışma yaşamında kadınlardan daha tecrübeli olmasına sebep olur.

3. Kadınların bazı günler adetli olması, hamile kalmaları ve lohusalı olmaları sebebiyle bu özel günlerde kadınların psikolojileri etkilenir ve bu günlerde kadınlar unutkanlık yaşarlar. Bu sebeple de kadınların şahitliği erkeklerin şahitliğinin yarısı kadardır.

Kadınların şahitliğinin erkeklerin şahitliğinin yarısı kadar olması kadınların aşağılanması anlamına gelmez. Erkeğin çalışmak zorunda olup kadının çalışmak zorunda olmaması, erkeğe ailesini geçindirme konusunda sorumluluk yüklenmesi de erkeğe adaletsizlik yapıldığı anlamına gelmez. Camide imam, devlet yönetiminde devlet başkanı liderlik yapar. Devlet başkanı ülke için kararlar verir. Devlet başkanına bu ayrıcalıkların verilmesi devlet başkanının manevi mertebe bakımından üstünlüğünü göstermez. Bu dünyada kimi insanın zengin, kimi insanın fakir, kimi insanın uzun boylu, kimi insanın kısa boylu olması da imtihanın bir gereğidir.

Zerrelerden yıldızlara tüm kainatı yoktan var eden, bir serçeye kartal kanadı kadar büyük kanat yüklemeyen, annenin yavrusuna olan şefkat hissini yaratan Allah sonsuz adalet ve sonsuz merhamet sahibidir. İnsanı yokluk sahasından varlık sahasına çıkaran Allah’ı merhametsizlikle, adaletsizlikle suçlamak büyük bir zulümdür. Kur’an Allah’ın kelamıdır. Allah’ın kelamı ise mutlak adalettir.

Follow @dostsozusitesi