Neden Peygamberlere İhtiyaç Vardır? Din Gerekli Midir?

yıldız

Neden peygamberlere ihtiyaç vardır? Din gerekli midir?  soruları Risale-i Nur’dan yararlanarak akli delillerle cevaplanır ve İslam’ın doğruluğu ispatlanır.

Kainattaki varlıklar vazifelerini kusursuzca yerine getirmektedirler. Bilinçsiz, şuursuz Güneş ve yıldızlar her an belli bir düzen içerisinde hareket etmekte; aciz, akılsız, merhametsiz Güneş ihtiyaç sahiplerine ısı ve ışık vermekte; bilinçsiz, küçük, zayıf arılar faydalı ve lezzetli bal hediyelerini üretmekte; şuursuz inekler kanlar arasından bembeyaz çıkan ve çeşitli faydalar içeren süt hazinelerini çıkarmaktadırlar. Şuursuz, kudretsiz, iradesiz bulutlar canlıları ferahlandıracak ve toprağı canlandıracak yağmur damlalarını sunarlar. Eğer sonsuz ilim, sonsuz kudret sahibi bir Zât bu varlıklara görevlerini bildirmese bu şuursuz, kudretsiz varlıklar bu harika işleri yapamazlar. Demek oluyor ki; Allah bu cansız varlıklara, hayvanlara, bitkilere görevlerini bildiriyor, onlara ilham ediyor.

“Rabbin, bal arısına şöyle ilham etti: “Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan (kovanlardan) kendine evler edin.” 16/68

Peki bir arıya, bir Güneş’e, bir ağaca ilham edip onlara görevlerini öğreten Allah’ın; akıl sahibi, irade sahibi olan insana hayattaki görevini öğretmemesi mümkün olabilir mi? 

Arıya ilham eden Allah; peygamberlere de vahiy göndermiştir.

“Kainat, hayat için yaratılmıştır. Hayat ise Hayy-ı Kayyum-u Ezeli’nin bir büyük cilvesi, mükemmel nakışı ve harika sanatıdır. Madem daimi olan ahiret hayatı, Resullerin gönderilmesiyle ve Kitapların indirilmesiyle kendini gösterir. Eğer Kitaplar ve Peygamberler olmazsa, o ezeli hayat bilinmez. Nasıl ki bir adamın söylemesiyle, diri ve hayatlı olduğu anlaşılır; öyle de bu kainatın perdesi altında olan gayb aleminin arkasında söyleyen, konuşan, emir ve yasak edip hitap eden bir Zatın kelimelerini, hitaplarını gösterecek olan, Peygamberler ve ellerinde nazil olan Kitaplardır.” *

Kainattaki varlıklar Allah’ın emri ile çalışmakta, O’na itaat etmektedirler. Hükmüne karşı gelinemeyen sonsuz izzet sahibi bir Zât insanı da başıboş bırakmaz ve insanlara yaptıkları kötü işlerin kötülüğünü bildirerek onları uyarır. Demek oluyor ki Allah; kutsal kitaplar ve peygamberler aracılığıyla insanlara yapılan işlerin iyi veya kötü olduğunu bildiriyor, kullarını kötü işler yapmamaları konusunda uyarıyor.

Zerrelerden yıldızlara kadar tüm kainat hikmetli, sanatlı bir şekilde yaratılmış bir kitap gibidir. Bu kainat kitabının mânâlarını ders verecek muallimler, liderler, rehberler, aydınlatıcı zâtlar ise peygamberlerdir.

Peygamberler olmadan hayatın anlamı, insanın nereden geldiği, hayattaki görevinin ne olduğu, ne yapması gerektiği ve nereye gideceği gibi hayatî meseleler anlaşılamaz. 

Bu kainat sarayını yaratan Allah; kainat sarayını kullarına tanıtacak rehber muallimler (öğretmen) göndermiştir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (Sav) bir hadis-i şeriflerinde, muallim olarak gönderildiğini ifade buyurmuştur.

Allah, kainatta yarattığı güzel eserler ile kendisini tanıttırır ve nimetler ihsan ederek kendisini sevdirir. Bunun karşılığında ise kulların kulluk vazifelerinin neler olduğunu elçileri vasıtasıyla şuur sahiplerine bildirir.

Allah bu dünyayı bir imtihan yurdu yapmıştır. Ve kendisini peygamberler vasıtasıyla kullarına tanıtmayı dilemiştir. Peygamberlerin insan olması onların peygamberliğine zarar vermez. Eğer Allah, herkesin inanmak zorunda kalacağı bir şekilde peygamber gönderseydi o zaman imtihan sırrı bozulurdu.

Allah en küçük varlıkların bile ihtiyaçlarını karşılıyor, onların dertlerine derman oluyor. Bir sineğe bir kartalın kanadı kadar büyük kanat verilmiyor ve hiç kimseye taşıyamayacağı yükler yüklenmiyor. Karıncalara, balıklara güçsüz olmalarına rağmen rızıklarını veriyor. Böyle milyonlarca örnekler verebiliriz. Tüm bunlar Allah’ın adaletini gösteriyor. Ancak görüyoruz ki; bu dünyada çok kötü suçlar işleniyor ve suçlular her zaman hak ettikleri cezayı görmüyorlar. Eğer peygamberlerin bildirdiği şekilde Allah’ın adaletini göstereceği bir ahiret yurdu olmaz ise bu durum Allah’ın adaletine aykırı olur. Ancak milyonlarca örnek ile Allah’ın adaletini görüyoruz ve bu yüzden şu kesindir ki; peygamberlerin bahsettiği şekilde bir ahiret yurdu vardır. Dolayısıyla sonsuz adalet sahibi olan Allah; hiçbir şeyi başıboş bırakmadığı gibi insanı da başıboş bırakmaz. İnsana hangi fiilin iyi, hangi fiilin kötü olduğunu peygamberler aracılığıyla gösterir ve insanı uyarır.

- Davaları tüm davaların üstündedir. Şirk içerisindeki insanların arasında Allah’ın birliğini ilan etmişler, halkı Allah’ın birliğine çağırmışlardır.

- İnsanlara hayatlarının anlamını ve dünyadaki vazifelerini Allah’tan gelen vahiy ile, yani mutlak doğru bir bilgi ile göstermişlerdir. 

- Binlerce insan onların mucizelerine şahit olmuştur.

- Peygamberler güzel ahlâk sahibidirler ve insanlara güzel ahlâkı öğretmişlerdir.

Bütün peygamberler İslam dinindendir. Hz.Muhammed (Sav) son İslam peygamberidir. Hz.Muhammed’in peygamberliğinin mantıksal delilleri hakkındaki yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

 

Risale-i Nur’dan yararlanılmıştır.

* Asa-yı Musa (Risale-i Nur)

 

Follow @dostsozusitesi