Nisa Suresi 157, 158, 159.Ayetler Mealleri ve Tefsirleri

Diyanet Vakfı:

Ve «Allah elçisi Meryem oğlu İsa’yı öldürdük» demeleri yüzünden (onları lânetledik). Halbuki onu ne öldürdüler, ne de astılar; fakat (öldürdükleri) onlara İsa gibi gösterildi. Onun hakkında ihtilâfa düşenler bundan dolayı tam bir kararsızlık içindedirler; bu hususta zanna uymak dışında hiçbir (sağlam) bilgileri yoktur ve kesin olarak onu öldürmediler. 157

Bilâkis Allah onu (İsa’yı) kendi nezdine kaldırmıştır. Allah izzet ve hikmet sahibidir. 158

Ehl-i kitaptan her biri, ölümünden önce ona muhakkak iman edecektir. Kıyamet gününde de o, onlara şahit olacaktır. 159

Kur’an Yolu Tefsiri:

Barnaba İncili’ne ve bir kısım hıristiyanlara göre Hz. Îsâ çarmıhta öldürülmemiştir. Birisi ve muhtemelen onu ihbar eden Yahuda, Allah tarafından Îsâ’ya benzetilmiş, yahudiler de onu tutup çarmıha gererek öldürmüşlerdir (Neccâr, Kısasü’lenbiyâ, s. 403, 448 vd.; İbn Âşûr, V, 22).

Kur’ân-ı Kerîm’in açık ve kesin ifadesine göre Hz. Îsâ bir peygamberdir (4/171), düşmanları tarafından çarmıha gerilerek öldürülmemiştir. Allah Teâlâ peygamberini onlardan korumuş, aralarından çıkarıp himayesine almış, nezdine yükseltmiştir.

Taberî ve İbn Kesîr gibi tefsirlerde uzun uzadıya yer verilen rivayetlere ve müslümanlar arasında yaygın olan inanca göre Hz. Îsâ, basıldıkları evin tavanında açılan bir delikten göğe çıkarılmıştır, maddî olmayan bir semada yeniden geleceği günü beklemektedir. O gün gelince yere inecek, deccâlı öldürecek, bütün dinlerin nihaî bir özeti ve özü olan İslâm’a hizmet edecek, yeryüzünü ahlâkî yönden ıslah eyleyecektir… (Taberî, VI, 12 vd.; İbn Kesîr, II, 405 vd.).

Sorularla İslamiyet:

Birinci ayette Yahudilerin çarmıha gererek öldürdükleri şahsın Hz.İsa (as.) olmadığı, ona benzetilen bir başka kişiyi öldürdükleri açıkça beyan edilmektedir. Tefsir alimlerinin çoğunluğu,”onun öldürülmeyip Allah’a yükseltildiğinden” hareket ederek, Hz.İsa’nın bedeniyle birlikte dördüncü kat semada yaşadığını ifade etmişlerdir.

Cenab-ı Hak insan ruhunu yerde iken de semalara yükseldiğinde de atmosfersiz yaşatır; yeme ve içmeye muhtaç olmaksızın hayatını devam ettirir. Ruh için ve melekler için koyduğu bu kanunu, Hz. İsa’nın semaya ref’edilen bedeni için de icra etse, buna kim ve hangi mantıkla karşı çıkabilir? Nitekim, tefsirlerde onun bedeninin “yeme, içme, şehvet ve sair alakalardan kurtarılmış olarak meleklerin karargâhı bir makama yükseltildiği” önemle vurgulanır.

Peygamberimiz, son peygamber olduğuna göre Hz.İsa’nın yer yüzüne inişi “risalet” yani peygamberlik yönüyle değil, “velayet” cihetiyle olacaktır. Bilindiği gibi her peygamber Allah’ın kulu ve elçisidir. Onların kulluk yönleri velayet, hak ve hakikati insanlara tebliğ etme görevleri ise risalet cihetleridir.

Kaldı ki, bu iniş herkesçe görülüp bilinecek bir olay da değildir. Ancak İslam’ın tevhit inancını kendilerine tebliğ ettiği belli sayıda kişiler onun Hz. İsa (as.) olduğunu bileceklerdir.

Ehl-i Kitaptan hiç kimse yoktur ki ölümünden önce ona inanmayacak olsun. Ölümünden önce ehl-i kitaptan olan herkes mutlaka Hz. Îsâ’ya iman edecektir. Anlayabildiğimiz kadarıyla bunun bir kaç mânâsı vardır:

1.
 Hayatı boyunca Îsâ (a.s) hakkında kötü bir inanç besleyen, onun dinine, onun yoluna ihanet eden, onu bir peygamber ve insan olarak değil de Allah, ya da Allah’ın oğlu bilen tüm ehl-i kitap ölüm anında gerçeklerle yüz yüze gelip mutlaka Ona iman edecektir. Ama son andaki bu imanın onlara hiçbir faydası olmayacaktır. 


2.
 Ya da bunun bir başka mânâsı, Îsâ’nın (a.s) ölümünden önce ehl-i kitabın tamamı ya da ehl-i kitaptan kimileri ona iman edecektir. Bu kıyamete yakın Hz. Îsâ’nın (a.s) tekrar yeryüzüne gelmesi döneminde yaşayan ehl-i kitap için söz konusudur. Kıyamet öncesi yeryüzüne indirilen Hz. Îsâ (a.s)’ın haçı kırması ve domuzu öldürmesiyle (1) o anda hayatta olan Yahudi ve Hıristiyanlar eyvah! Meğer bizler şu anda Îsâ’nın (a.s) dinini yaşıyoruz diye kendi hevâ ve heveslerimizi yaşıyormuşuz diyerek sapıklıklarından vazgeçecekler, Îsâ’nın (a.s) getirdiği dinin Muhammed (a.s) nın getirdiği İslâm diniyle aynı olduğunu anlayacaklar, Hz. Îsâ (a.s)’ın Müslüman olduğunu anlayacaklar, kabul edecekler ve kendileri de Îsâ (a.s)’ın vefat edip kıyamet kopmadan önce ona ve dinine iman edip Müslüman olacaklar.

(1) İlgili Hadîs: «Canımı kudret elinde tutan Allah’a and olsun ki, çok sürmez Meryem oğlu size âdil bir hakem olarak iner; haçı kırar, domuzu öldürür, cizyeyi kaldırır; mal ve serveti taşırırcasına feyizlendirir, o kadar ki, onu kabul eden bir kimse bulunmaz ve (o devirde) Allah’a secde etmek, hem dünyadan hem de dünyadaki her şeyden hayırlı olur.» (Buharî/büyû’: 102, mezalim: 31, enbiya: 49 – Müslim/iman: 243 – Ebû Dâvud/melâhim: 14 – Tirmizî/fiten: 54 – İbn     Mâce/fiten: 33 – Ahmed : 2/240, 272, 290, 394, 406, 411, 437, 494, 538)