Şeriat Nedir, Ne Demektir? Şeriat Kuralları Nelerdir?

şeriat nedir

Şeriat Nedir? Şeriat Ne Demektir? Şeriat kuralları nelerdir? Gibi sorular cevaplanıyor ve izah ediliyor. 

Kainatta iki türlü şeriat mevcuttur.

Birincisi kainatın sahibi ve yaratıcısı olan Allah’ın koyduğu kainat (tabiat) kanunlarıdır. Gezegenlerin belli bir yörüngede hareket etmeleri, Güneş’in doğuş ve batışı, yağmurun yağması, deprem, sel gibi felaketlerin olması, canlılara rızıkların verilmesi, canlıların doğup büyümeleri, yaşlanmaları ve ölmeleri birinci kısımdaki şeriat kanunlarına örnektirler.

İkinci kısım şeriat ise zerreleri ve yıldızları idare eden, zamanı, mekanı, maddeyi ve ruhu yaratan, kainatın sahibi olan Allah’ın peygamberler vasıtasıyla insanlara bildirdiği doğru yoldur. Bu kısım şeriat “din” sözcüğü ile eş anlamlıdır.

İlk insan ve ilk peygamber Hz.Adem (As), son peygamber Hz.Muhammed (Sav) ve onlar arasında gelen binlerce peygamber hep aynı dinin, İslam’ın peygamberleri olmuşlardır. Onlara inanan ümmetler de Müslümandırlar. “Şüphesiz, Allah katında tek din, İslâm’dır.”(Âl-i İmran Sûresi, 19) ayeti de bu gerçeği anlatır.

Şeriat hükümleri Kur’an, hadis-i şerif ve icmaya dayanır. Allah, kullarının hem dünya hayatında hem de ebedi hayat olan ahiret hayatında rahat etmeleri, mutlu olmaları için şeriat hükümlerini göndermiştir.

Şeriat Allah’ın koyduğu dini ve dünyevi hükümlerin tamamıdır. Yani iman esaslarının yanında insanın güzel ahlak sahibi olması, yalan söylememesi, kul hakkı yememesi gibi meseleler de, ibadetler de, haramlar ve helaller de şeriat kuralları içerisindedir. Mesela bir insan Hz.Peygamber’in (Sav) sünnetinde insanlara selam vermek olduğu için insanlara selam verse şeriata uygun bir şekilde davranmış olur. Yine mesela bir insan hayvanlara eziyet etmek haram olduğu için onlara eziyet etmese yine şeriata uygun hareket etmiş demektir.

Neden Şeriat?

(Allah’ın varlığının delillerini okumak için tıklayın)

(Tek doğru dinin, İslam, ve peygamberliğin gerekliliği hakkında deliller için tıklayın)

İnsan, aklı ile bir yıldız böceğine benzer. Kişi kendi küçük dünyasında bazı meseleleri çözebilir. Ancak hayatın anlamı gibi büyük bir meseleyi insan aklı tek başına, peygamberler olmadan, kavrayamaz. Öyle ise yıldız böceği hükmündeki o insan, bir Güneş’e dayanmak zorundadır. O Güneş ise mesajını cüz’i irade sahibi varlıklardan değil, külli irade sahibi olan, zerreleri ve yıldızları, zamanı ve mekanı, maddeyi ve ruhu yaratan, sonsuz hayata, sonsuz ilme, sonsuz kudrete sahip bir Zât’tan almalıdır. Vahiy, insan ruhunu aydınlatır.

Bize hayatın anlamını gösterebilecek olan ancak hayatı bize veren olabilir. Demek ki; insan, hayatı yaratan bir Zât’ın mesajını getiren rehberler, aydınlar, muallimler (öğretmenler) olan peygamberleri kabul etmek zorundadır. Yoksa kendi yıldız böceği hükmünde olan aklı ile karanlıklarda kalmaya mahkumdur.  

İslam şeriatı ile İran’da Şiilerin, Suud’da Vahhabilerin, Afganistan’da Taliban’ın bazı uygulamaları farklıdır. Bugün dünyada demokrasi ile yönetilen ülkelerde de farklı uygulamalar vardır. İnsanların şeriatı yanlış algılamaları sebebiyle ortaya çıkan uygulamalar şeriata zarar veremez. İnsanların yanlış algılamaları sebebiyle şeriatı eleştirmek hem ilme, hem vicdana aykırıdır. Şeriatın doğru bir şekilde uygulanması Hz.Peygamber (Sav) ve Dört Halife döneminde görülmüştür.

Basında Çıkan Yalan Haberler

“Diyorlar ki: “Suudi Arabistan’da ekmeğini getiren 2 erkekle konuşan 75 yaşındaki dul bir kadına, 40 kırbaç ve 4 ay hapis cezası verildiği belirtildi.”

İslam’da böyle bir ceza olmadığı gibi, ilgili ülkede böyle bir ceza da vaki değildir.

- Diyorlar: “Arabistan’da bir kızı işaret parmağı ile gösteren adamın, işaret parmağı kesildi”.

Bu bir iftira olduğu kadar komik bir yalandır. Çünkü hiç bir mezhepte böyle  bir şey yoktur.

- Diyorlar: “Kuzeybatı İran’da (Güney Azerbaycan) Azer Türk’ü olan genç kadın, TIMES dergisinde, baş örtüsünün altından saçı göründü diye, 99 kırbaç cezası aldı.”

Böyle bir ceza İslam hukukunda yoktur. Bu sebeple, bunlar yalandır.” *

Şeriatın sadece yüzde biri siyaset ile ilgilidir.

“Şeriat da, yüzde doksan dokuz ahlak, ibadet, ahiret ve fazilete aittir. Yüzde bir nispetinde siyasete mütealliktir; onu da ulü’l-emirlerimiz düşünsünler.”

Divan-ı Harb-i Örfi, s. 28 (Risale-i Nur)

Allah’ın kelâmı olan Kur’an’ın hükümlerini ve Hz.Muhammed’i (Sav) inkar eden, beğenmeyen kişinin Müslüman olması mümkün değildir. Ancak Kur’an’ın hükümlerinin tamamını kabul edip, tamamen beğenip Hz.Muhammed’i (Sav) de tam olarak tasdik eden, şeriatı kabul eden bir insan şeriatın hükümleri ile amel etmezse o kişiye kafir denilmez. O kişi Allah’ın hükümleri ile amel etmediği için günahkar olur. Ancak imanlı olduğu için Müslümandır.

* Sorularla İslamiyet

 

Follow @dostsozusitesi