Allah Var Mıdır? Allah’ın Varlığının ve Birliğinin İspatları Nelerdir?

tek Tanrı inancı

Bu yazıda “Allah var mıdır?” “Allah’ın varlığının ve birliğinin ispatları nelerdir?” Gibi sorular mantıksal deliller ile cevaplanıyor.

Bir tohumdan bir koca ağaç oluşması ve o ağaçtan yüzlerce dallar, yapraklar ve meyveler çıkması eğer şuursuz, bilinçsiz, ilimsiz tohumlara, dallara, yapraklara havale edilirse o zaman bu şuursuz maddelerin her bir zerresinin ağacın tüm programını, tüm sistemini bilebilecek ilme ve ağaç yapabilecek kudrete sahip olduğunu kabul etmek gerekir. 

Çünkü ağacın programı ve sistemi muntazamdır. Bu muntazam sistemi ya her bir zerre bilecek, ki şuursuz, ilimsiz oldukları için bilemezler, ya bu sistemi kendisi yanlışsız yapabilecek, ki yapabilecek kudrete sahip değildirler, ya da tüm bu sistemin meydana gelmesi her şeyi bilen sonsuz ilim sahibi bir Zâta havale edilecektir. Şuursuz zerrelerin bu sistemi bilmedikleri, yapamayacakları açıktır. Dolayısıyla tüm bu sistem sonsuz hayat, kudret, ilim, irade sahibi bir Zâta havale edilmek zorundadır.

Yazının var olabilmesi için kâtibe ihtiyaç vardır. Kâtibin yazıyı yazabilmesi için hayat sahibi olması gerekir. Ve yazıyı yazabilecek bilgiye sahip olması için ilim sahibi olması da gerekir. Hem yazıyı yazmaya gücü yetmesi için kudret sahibi de olmalıdır. Hem hangi yazıyı nerede yazıp yazmayacağına karar verebilmesi için irade sahibi de olmalıdır. Kainatı bir kitap olarak düşünürsek ağaçlar bu kitabın bir harfidir. Bir harf nasıl kâtipsiz var olamaz ise ağaçlar da bir Yaratıcı olmadan var olamazlar. Çünkü ağaçları yapan çekirdek olsa idi çekirdeğin irade, hayat, kudret ve ilim sahibi olma gibi birçok sıfatlara sahip olması gerekirdi.

“Her bir zerre, eğer memur-u İlâhî olmazsa ve Onun izni ve tasarrufu ile hareket etmezse ve ilim ve kudretiyle tahavvül etmezse, o vakit her bir zerrenin nihayetsiz bir ilmi, hadsiz bir kudreti, her şeyi görür bir gözü, her şeye bakar bir yüzü, her şeye geçer bir sözü bulunmak lâzım gelir. Çünkü, anâsırın her bir zerresi, her bir cism-i zîhayatta muntazam işler veya işleyebilir. Eşyanın intizamâtı ve kavânîn-i teşekkülâtı birbirine muhâliftir. Onların nizâmâtı bilinmezse, işlenilmez; işlenilse de, yanlışsız yapılmaz. Halbuki, yanlışsız yapılıyor. Öyle ise, o hizmet eden zerreler, ya bir ilm-i muhît sahibinin izin ve emriyle ve ilim ve irâdesiyle işliyorlar, veyahut kendilerinde öyle bir muhît ilim ve kudret bulunmak lâzım geliyor.” *

Güneşin ağaç yapraklarında, ağaç gövdesinde, meyvelerde, çiçeklerde, denizde, zeminde, camlarda, insan bedeninde ve bunlar gibi sayısız nesneler üzerinde ısı ve ışığı yansır. Eğer bu ısı ve ışığın Güneş’ten geldiği inkar edilirse o zaman nesneler içerisindeki her bir zerrenin ısı ve ışığa Güneş’e ihtiyaç duymadan, kendi kendisiyle sahip olduğunu, her bir zerrenin kendi içerisinde birer Güneş barındırdığını, her bir zerrenin Güneş’in yaptığı tüm vazifeleri yaptığını kabul etmek gerekir. Aynen öyle de kainat kitabında bulunan her şeyin Bir olan Allah tarafından yaratıldığı kabul edilmez ise tüm varlığın zerreler adedince kendi kendisine varlığa geldiğini, her bir zerrenin kainattaki tüm varlıkların özelliklerini, yapılarını bilebilecek ilme sahip olduğunu kabul etmek gerekir ki bu, bütün zerrelere, atomlara, elementlere ilahlık vermek anlamına gelir.

Oysa ki başta da belirttiğimiz gibi zerreler hayat sahibi değildirler, kudret sahibi değildirler, irade sahibi değildirler, ilim sahibi değildirler. Şuuru, aklı, ilmi, kudreti sınırlı düzeyde olan insan ise sınırlı bir hayata, sınırlı bir iradeye, sınırlı bir ilme, sınırlı bir kudrete sahiptir.

Demek ki; tesadüf yoktur. Ve tesadüfün olma olasılığı yoktur. Milyarlarca yıl da geçse (ki zaman da mahluktur, yaratılmıştır) zerreler hayatsız, şuursuz, bilinçsiz, ilimsiz, kudretsiz, iradesiz oldukları için yoku var edemezler, var olanı değiştiremezler, kendi varlıklarını kendi başlarına devam ettiremezler, kendi özelliklerini belirleyemezler, hikmetli işleri kendi başlarına gerçekleştiremezler.  

Dolayısıyla bu kainat sonsuz bir hayata, sonsuz bir ilme, sonsuz bir kudrete, sonsuz bir iradeye sahip, her şeyi yoktan var eden, zamanı, mekanı, maddeyi ve ruhu yaratan bir Zât’ın varlığını gerektirir.  

* Sözler (Risale-i Nur)

Risale-i Nur’dan yararlanılmıştır.

Ayrıca bakmak için:  http://mektebisuffa.com/allah-var-midir-tek-tanri-allah-inancinin-dogrulugunun-kanitlari-nelerdir

Follow @dostsozusitesi